Yılın yazarı sempozyumuna çevrim içi ilgi

Bursa Nilüfer Belediyesi “Yılın Yazarı Fakir Baykurt” etkinlikleri “Bozkırın Rengini Değiştiren Yazar Fakir Baykurt Sempozyumu” ile sona erdi. Pandemi nedeniyle bu yıl çevrim içi gerçekleşen Sempozyumu yurt içinden ve yurt dışından binlerce kişi takip etti. Etkinlik, bu yönü ile Türkiye’de gerçekleştirilen en büyük çevrim içi edebiyat organizasyonlarından biri oldu.

Yılın yazarı sempozyumuna çevrim içi ilgi

2020 yılında Fakir Baykurt’u “yılın yazarı” ilan eden Nilüfer Belediyesi, bütün bir yıla yayılan etkinlikleri “Bozkırın Rengini Değiştiren Yazar Fakir Baykurt Sempozyumu” ile noktaladı. Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü tarafından yıl boyunca düzenlenen, yazı ve okuma atölyelerinden söyleşilere, okuma ve tanışma etkinliklerine; Yılın Yazarı Öykü Ödülü ve Liselerarası Kitap Kapağı Tasarım Yarışması’na toplam 21 etkinliğe, pandemi koşullarına rağmen binlerce kişi katıldı. Etkinliklerin en kapsamlısı ve sonuncusu olan Yılın Yazarı Sempozyumu’na da ilgi yoğun oldu. İki gün boyunca çevrim içi yayın ve sosyal medya platformlarından yine binlerce edebiyat tutkunu ve yazarın hayranları Sempozyumu ilgiyle takip etti. Sempozyum katılımcı, takipçi sayısı ve yayın süresi bakımından Türkiye’nin en büyük çevrim içi edebiyat organizasyonlarından biri oldu.

Sempozyum Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Fakir Baykurt’un kızı Işık Baykurt, Yazar Ayla Kutlu ve Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Yazar Şafak Baba Pala’nın açılış konuşmaları ile başladı.

Başkan Erdem konuşmasında, yazarı yıl boyunca tanıtmak, yeni okurlara ulaşmak amacıyla yapılan etkinliklerle, tüm olumsuzluklara rağmen bir edebiyat gündemi yaratarak daha çok insanın kitapla-edebiyatla buluşmasına vesile oldukları için duyduğu mutluluğu dile getirdi. Başkan Erdem, Sempozyuma ve tüm etkinliklere katılan, katkı koyan herkese teşekkür etti.

Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Yazar Şafak Baba Pala ise, “Nilüfer Belediyesi’nin 2020 yılı için belirlediği kırsal alan ve tarım yılı temasını güçlendirmek adına yılın yazarı etkinlikleri için Fakir Baykurt ismini seçtik. O, doğanın gücünü ve eğitimin gücünü kavramış büyük bir yazardı. Zorlu bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Çok iyi anladık ki bu zorlu yıla da zorlu bir hayat yaşamış Baykurt yakışırmış” dedi.

kızı Işık Baykurt ise, tüm yılı kapsayan geniş kapsamlı organizasyonda yer alan katılımcılara ve Nilüfer Belediyesi çalışanlarına teşekkür etti.

Rahatsızlığı nedeniyle konuşması TRT Ankara Radyosu spikeri Hafize Okan tarafından seslendirilen yazar Ayla Kutlu ise, açılış mesajında Baykurt’a şu sözlerle seslendi: “Görmediğin genç dostlara seni tanıtmak; alınları ve yürekleri aydınlık insanların görevi… Bugün de o günlerden biri. Çocuğun ve dostların hep birlikte seni anlatırken, bir kez daha yan yana, yürek yüreğe geleceğiz.”

Açılış konuşmalarının ardından “Köy Enstitüleri ve Edebiyat” oturumu yapıldı. Başkanlığını Turhan Günay’ın yaptığı oturumun katılımcıları Adnan Binyazar, Nesrin Tanç, Niyazi Altunya ve Feyza Hepçilingirler, yazar ile olan anılarını, köy enstitüsü mezunu bir öğretmen ve yazar olarak bu coğrafyaya, Türk edebiyatına katkılarını aktardılar. Baykurt’un yaşamı ve eserleri üzerine Almanya Duisburg - Essen Üniversitesi’nde doktora tezi hazırlayan akademisyen Nesrin Tanç, yazarın Almanya yılları, buradaki göçmen işçilerin yaşadığı zorlukların Baykurt’un eserlerine yansımalarını, Hepçilingirler ise halk edebiyatı bağlamında Baykurt’un toplumcu gerçekçi bir yazar olarak eserlerinin nasıl ön plana çıktığını anlattı.

Sevengül Sönmez’in başkanlığını üstlendiği “Edebiyatta Köy ve Kırsal İzleri” isimli ikinci oturumda ise, Ahmet Ümit, Erkan Irmak ve Behçet Çelik söz alarak bildirilerini paylaştı. Sevengül Sönmez, oturum başında gerçekleştirdiği konuşmada Nilüfer Belediyesi’nin zorunlu olarak çevrim içi düzenlediği yılın yazarı etkinliklerinin aslında kullandığı dijital imkanlar sayesinde etkisinin şehir dışı ve hatta yurt dışına da yayılarak büyüdüğünü belirtti. Akademisyen Erkan Irmak, Baykurt’un birçok eserinin sahnesini oluşturan köy romancılığının tarihi hakkında bilgi verdiği bildirisinde; köy, köylülük, toprak sorunları gibi kavramların Osmanlı döneminden itibaren edebiyatta yansımalarının başladığını ancak, Baykurt’un “Yılanların Öcü” isimli eserinin “Köy romanı nasıl yazılır?” konulu bir dersin kaynak kitabı, bir kurucu metni niteliğinde olduğunu söyledi. Fakir Baykurt’un eserlerini tahlil eden Yazar Behçet Çelik ise, Baykurt’un aydınlanmacı, memleket meselelerini ele alan faydacı bir yazar olarak Türk yazarları arasında özel bir yeri bulunduğunu söyledi. Polisiye romanları ile Modern Türk edebiyatında geniş bir okur kitlesine sahip olan Ahmet Ümit ise, Cumhuriyetin en önemli, sancılı ve bol dönüşümlü yıllarını içeren 1929-1979 yılları arasında yaşamış olan Fakir Baykurt’un eserlerinin dönemin izleriyle örülü olduğunu “Yazarın üslubunu ve ele aldığı konuları belirleyen şey, onun aynı zamanda kişisel tarihidir” sözleri ile ifade etti.

Sempozyumun ikinci günü “Fakir Baykurt’un edebiyatımızdaki yeri” isimli oturum ile devam etti. Özge Şahin’in başkanlığındaki oturumun katılımcılarından Adnan Özyalçıner, “Yaşamın içinden bir yazar” olarak Fakir Baykurt’un gözlemlerini; insanlarla birebir ilişki kuran, halktan aldığını halka veren bir anlayış içinde, toplumsal gerçekçilik ve evrensellik ilkeleriyle edebiyatına kattığını söyledi. Tahir Şilkan da Baykurt’un eserlerinin temasını oluşturan köy, köylü, köylü-devlet ilişkileri, haksızlık ve mücadele kavramlarının Türk edebiyatında temellenmesini sağladığını aktarırken, Bengü Vahapoğlu da “Fakir Baykurt edebiyatını tek bir kelime ile açıklamam gerekirse ‘vicdan’ derdim. O, köylülerin, yoksulların dostuydu. Onların diliydi” dedi.

“Fakir Baykurt’un Yazı Serüveni” başlığının ele alındığı, yazar Feridun Andaç’ın oturum başkanlığını üstlendiği 4. oturumun katılımcıları ise Şaban Akbaba ve Nilüfer İnceman Akgün’dü. Oturum başında söz alarak Baykurt’un yazma serüvenini özetleyen Andaç “ Onun kitaplarını yeniden yayına hazırlarken dile ne kadar düşkün olduğunu gördüm. Son nefesine kadar yazı ile ilgilendi. Türkçe düşünmeyi, yazmayı öğreten en önemli yazarlardandı. Yazın alanını sürekli genişleten, kırdan kente göç, toplumsal değişimin yansımalarını, yarının dünyasında bugünün Türkiye’sini anlamak için okunması gereken, Türkiye’nin belleği, dilimizin yüz akı bir yazardı” dedi. Akademisyen Nilüfer İnceman Akgün ise, Baykurt’un yazma serüvenini çocuk edebiyatına ve anadile katkıları yönünden ele aldı. Baykurt’un ortaya koyduğu eserlerin, yazarın kişisel tarihi ve yaşamından kesitler taşıdığının altını çizen Şaban Akbaba ise travmatik bir çocukluk dönemi ile başlayan Baykurt’un yaşamının sıkıntılar ve mücadele içinde geçtiğini hatırlattı.

Sempozyumun son oturumunda “Fakir Baykurt’un yaşamından izlenimler” başlığı, Yalçın Armağan’ın kolaylaştırıcılığında karikarürist, çizer Semih Poroy ve şair Haydar Ergülen’in, yazar ile olan kişisel anıları ve aile tarihlerindeki etkileri üzerinden değerlendirildi. Yazarın tüm yönleri ile ele alındığı oturumların ardından, yıl içinde düzenlenen Liselerarası Kitap Kapağı Tasarım Yarışması ve Yılın Yazarı Öykü Ödülü yarışmalarının çevrim içi ödül törenine geçildi. Baykurt’un “Barış çöreği” isimli kitabının yeni baskısı için tasarımlarını gönderen 110 öğrenci arasından Visal Dalbudak’ın çalışması birinci seçildi. Meltem Kapan’ın ikinci, Sezen Tosun’un çalışmasının üçüncü olarak belirlendiği yarışmada Jüri Özel Ödülü Elif İpek Şahin’in oldu. Selen Mitmit ve Cengiz Ferhat Alioğlu da mansiyon kazanan isimler olarak açıklandı.

2020 Yılın Yazarı Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi ise “Uzun Düz Çizgiler” adlı eseri ile Vildan Külahlı Tanış oldu. 245 kişinin, toplam 490 eserle katıldığı yarışmada mansiyon alan isimler ise; Ayla Burçin Kahraman, Saliha Ferşadoğlu İlhan, Aslı Ilgın Uyurkulak, Aysun Ündal, Meral Adalı, Serkan Gülpınar, Onur Akbaba ve Sevim Çiçek oldu.

Ödül törenlerinin ardından sempozyum kapanış konuşmasını yazar ve şair Kemal Varol yaptı. Varol konuşmasında Fakir Baykurt’un köy enstitüsü mezunu bir eğitimci ve yazar olarak edebiyatın gücünü gösterdiğini ifade etti. Varol “Edebiyatımızda köy ile kent arasında güçlü bir bağ kurmuş, politik duruşu olan, ülkenin tarihsel arka planı ile birlikte edebiyatta kendi ekolünü yaratan aydınlık bir dünyaya özlem duyan bir eylem adamıydı, ulu bir çınardı. İyi ki yaşadın, iyi ki yazdın Fakir Baykurt” dedi.

Webinar sistemi ile çevrim içi ve sosyal medya platformları üzerinden eş zamanlı olarak binlerce kişinin takip ettiği sempozyum yayını, Baykurt’un çok sevdiği “Allı Turnam” türküsü ile sona erdi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER